27 Aralık 2014 Cumartesi

Bıçak Üretiminde Kullanılan Çelik Türleri


Bıçak yapımında kullanılan çelik çeşitleri

Mutfak bıçağı alırken dikkat edeceğiniz tek şey bıçağın yapımında kullanılan çeliğin sertlik derecesi değildir. Çünkü sonderece sert bir çelik bıçak kolayca kırılabilmektedir. Bu yüzden ideal olan bıçağın hem çok sert olması hemde yüksek derecede dayanıklı olmasıdır. Şu anda dünya piyasasında bu özelliğe sahip iki çeşit çelik bulunmaktadır. Aogami Blue Steel ve ZDP-189. Şu anda bıçakların sertlik derecesini ölçmede kullanılan Rockwell Hardness C Scale metal yüzeyin belli bir yerine yapılan basınca karşı metalin gösterdiği dirençtir.

Sertlik ve Dayanıklılık

Rockwell stardartlarına göre sertlik belirli bir ölçeğe göre hesaplanmaktadır. Bu ölçekler A... ile V arasındadır. Her çeşit metal için bu harflerden biri ile başlayan rakamlar kullanılır. Örnek olarak C ölçeği genellikle sert çeliklerin ölçümünde kullanılır. Diğer çok kullanılan ölçekler R ve M dir. Ölçüm sırasında çıkan rakam ne kadar yüksek ise çelik okadar serttir. Yazılış şekli ise örnek olarak 61 HRC yani Hardness Rockwell C-scale dir.

Sertlik derecelerinde ki her iki derecelik artış aşağı yukarı yine iki kat daha uzun keskin kalmaya işaret etmektedir. Mesela 52 HRC ya sahip bir bıçak aşağı yukarı bir hafta keskin kalırken 62 HRC ye sahip bir bıçak 12 ay keskin kalabilmektedir.

Avrupa meşei bıçak markaları (Sabatier, Gude, Zwilling, Helkels&Wusthos, Messermeister) genellikle biraz daha yumuşak çelik çeşitleri kullanmaktadır, bunlar düşük karbon karışımlı fakat oldukça dayanıklı bıçaklardır ve 54 HRC ile 58 HRC arısında sertlik derecesine sahiptirler. Bu bıçaklar masat kullanılarak kolaylıkla bileylenebilirler eğer yoğun kullanılırlarsa günlük olarak masat kullanımı şarttır. Ucuz Çin malı bıçaklar ise (genellikle toplu set halinde satılır) 52 HRC sertliktedir ki diğer Japon ve Avrupa bıçakları ile karşılaştırıldığında oldukça düşük bir sertliğe sahip olduğu anlaşılacaktır. Tabiki çok daha sık bileylenmek zorundadır. Japonya'nın ünlü markası Global genellikle bıçak yapımında 58 HRC Cromova çeliği kullanmaktadır ve diğer Japon bıçak üreticilerinin bıçaklarından daha düşük bir sertlik derecesidir.

Avrupa meşeli bıçak üreticilerinden de bazıları yüksek kalitede ki bazı ürünlerini Japonya da ürettirmektedirler, bu bıçaklar 61 den 66 HRC ye kadar değişmektedir. Bu markalardan bazıları Cold Steel, Fallkniven ve Spyderco (Çakı üretimi yapar) gibi markalardır.

Son yıllardar bazı bıçak markaları ürünlerini Çin'de ürettirmektedirler. Japonya'dan kalitesi düşürülmüş VG-10 çeliği alarak daha ucuz işçilik ile üretilen bu bıçaklar oldukça ucuz fiyatlara bulunabilmektedir fakat hem işçilik kalitesi, hem bıçağın cilalama kalitesi ve saplarının yapımında kullanılan malzemelerin kalitesinin düşüklüğü sebebiyle çok iyi ürünler çıkmamaktadır. Ayrıca uzman olmayan işçilerin işçiliklerinin aynı olmaması sebebiyle ürünler aynı kalitede çıkmamaktadır. Çeliğin üretim sırasında dövülme işlemi, çeliğin sertleştirilmesi ve bileyleme sırasında sulu biley taşı yerine susuz taş ile bileylenmesi sebebiyle çeliğin sertlik derecesi düşmektedir. VG-10 çeliği genellikle 60-61 HRC ye sahip iken yukarıda bahsettiğimiz olumsuzluklar nedeniyle gerçek değerinin altına inmektedir.   

Teknik olarak Çelik Çeşitleri

Çeliği birçok çeşitte ve birleşime sahip şekilde bulabiliyorsunuz. Teknik olarak paslanmaz çelik tabiri doğru değildir. Eğer doğru bir şekilde kullanılmaz ise her çeşit çelik paslanabilmektedir. Burada dikkat edilmesi gerekilen çeliğin korozyona dayanıklı olmasıdır. Bazı çelikler diğerlerinden korozyona karşı daha dayanıklıdır. Bundan dolayı kullanılabilecek en doğru terim Lekelenmeye karşı dayanıklı (Stainless) ifadesidir. Prensip olarak Krom madeni paslanmaya karşı dayanıklılık verir, %11 yada daha fazla krom karışımı bıçak üzerinde leke oluşumuna karşı oldukça dayanıklıdır. Dolayısıyla paslanmaz çelik yerine paslanmaya dayanıklı ifadesi kullanmak daha doğru olacaktır. Çelik üreticileri herzaman sertlik ve dayanıklılık arasında en uygun dengeyi yakalamak için bir çok madeni kullanarak çelik üretmeye çalışmaktadır.

Diğer önemli bir konu ise dövme ve çeliği daha da sertleştirme yönteminin sertlik derecesini etkilemesidir. Dolayısıyla bıçak üreticilerinin kendilerine has çeliği sertleştirme  yöntemleri vardır. Örnek olarak Shirogami White Steel #1 geleneksel oldukça saf bir Japon çeliğidir çok aşırı dayanıklı değildir fakat sertleştirme yöntemleriyle inanılmaz sertlik derecesi artırılabilir ve sertlik derecesi 60 ile 65 HRC arasında değişebilir.

Birçok çelik fabrikası Japon mutfak bıçağı yapımı için çeşitli çelikler üretmektedir. VG-10 çeliği şuan için en popüler çeliktir. İsmini sıklıkla duyacağınız bir çelik tipidir.  Bu çeliği kullanan fabrikalar arasında;

Takefu Özel çelik (Japon)

  • VG-10 (60-61 HRC) - paslanmaya dayanıklı -
  • VG-5 (60 HRC) - paslanmaya dayanıklı -
  • VG-2 (59-60 HRC) - paslanmaya dayanıklı -
  • VG-1 (59-60 HRC) - paslanmaya dayanıklı - (VG-10 ile aynı özellikte fakat  Vanadium ve Kobalt içermemektedir.)
  • V2 (58-61 HRC) - paslanır -
  • V1 (58-59 HRC) - paslanır -
  • SG-2 of R2 (62-63 HRC) - paslanmaya dayanıklı -

Hitachi Steel Ltd (Japon) (“Yasuki Hagane” YSS (Yasuki Speciality Steel))

Paslanan Çelik:

  • Aogami Super (63-65 HRC)
  • Aogami Blue #1 (Ao ko yada Ao ichi ko) (62-64 HRC)
  • Aogami Blue #2 (Ao ni ko) (61-63 HRC)
  • Shirogami White #1 (Shiro-Ko 1 yada Shiro ichi ko) (60-64 HRC)
  • Shirogami White #2 (Shiro-Ko 2 yada Shiro ni ko) (60-63 HRC)
  • Shirogami White #3 (58-62 HRC)
  • Kigami Yellow #1 (60-62 HRC)
  • Kigami Yellow #2 (60-62 HRC)
  • Kigami Yellow #3 (59-60 HRC)

Paslanmaya karşı dayanıklı:

  • ATS-34 (60-61 HRC)
  • ZDP-189 (64-67 HRC), 3% karbon ve 20% krom (Cowry X çeliği ile aynı)
  • SLD-Magic (60-62 HRC)
  • SLD of SKD11 (60-64 HRC)
  • Gingami #1 den #5 e kadar (GIN-1 veya  G1 adlandırılabiliyor) (58-61 HRC)

 
Genel olarak Shirogami çeliği oldukça keskin bileylenebilirken Aogami çeliği çok uzun süre keskin kalabilmektedir. Geleneksel Japon bıçaklarından olan Yanagiba ve Deba gibi bıçaklarda Shirogami White #1 tavsiye edilirken günlük genel kullanımlarda Aogami çeliğinden üretilen bıçaklar daya uygun olmaktadır. Aogami çeliği Shirogami çeliğinden biraz daha pahalı bir çeliktir, gerçi Aogami çeliği ile Shirogami çeliği benzer çeliklerdir sadece Aogami de krom ve volfram madeni ekstra olarak eklenmiştir. Aogami paslanmaya karşı oldukça hassastır ve her kullanımdan sonra mutlaka hemen yıkanmalı ve kurulanmalıdır kullanılmadığı zamanlarda mutlaka özel yağ ile yağlanarak saklanmalıdır. Ayrıca Aogami Super çeliği karbon da içermektedir ve yine Aogami #1 den daha fazla volfram ve krom, volibden ve vanadiyum içermektedir.  Bu özellikleri sayesinde inanılmaz bir sertlik ve dayanıklılığa sahip bir çelik durumuna gelmektedir. Bu özellikleriyle ZDP-189 çeliği ile aynı katagoriye girmekte ve mutfak bıçakları için kullanılan en iyi çelik durumundadır.

Kigami çeliği Aogami ve Shirogami den biraz daha ucuz bir çeliktir. Mutfak bıçakları üretiminde Kigami #2 çeliği oldukça başarılıdır ve yüksek derecede karbon içermektedir.

Hitachi Metal grup tarafından üretilen çeliklerde renk isimleri kullanılmaktadır (white, blue, yellow). Bu renk isimlerinin çelik ile herhangi bir ilişkisi yoktur. Sadece fabrika çıkışında bıçak fabrikalarına teslimi sırasında her bir çeşit için ayrı renkde teslim kağıdı kullanılmasındandır. Dolayısıyla blue paper steel ifadesi mavi kağıtlara sarılmış çelik manasındadır.

Daido Special steel

  • Daido 1K6 (57-58 HRC)  biraz daha ucuz bir çeliktir ve Kai Wasabi serisi bıçaklarda kullanılan çeliktir.
  • Cowry-X toz çelik (64-65 HRC) -3% karbon ve 20% krom, ZDP-189 ile aynı özellikte çeliktir.

JFE-steel corp.

  • SK-5 (57-65 HRC) Mutfak bıçaklarında kullanılanlar genellikle 60 HRC ye sahiptir.
  • S55C (58-61 HRC)

Diğer Japon çelik türleri

  • SRS-15 (63-65 HRC)
  • AUS-8 (57-58 HRC)
  • AUS-8A (57-59 HRC) ayrıca  "Molybdeen/Vanadium" çeliği olarak bilinir, Alman üretimi kaliteli bıçaklarda kullanılır.
  • Chromova 18 (56-58 HRC) (Global marka bıçaklarda kullanılan özel yapım çeliktir.)

Diğer Ülkelerin ürettiği çelik türleri

  • Sandvik 19C27 (İsveç üretimi) (60-62 HRC), sertleştirme türlerine göre değişken sertlik.
  • Sandvik 13C26 (İsveç üretimi)
  • MC66 (Alman üretimi) (Bu çelik aslında Japon ZDP-189 çeliğidir.)
  • S30V (USA)
  • CPM ™ 154 (USA)
 

Aşağıda birçok çelik türünün özellikleri bulunmaktadır:

Cerrahi (medikal) Çelik. Ayrıca paslanmaz medikal çelik olarakta bilinir. Aslında bu çelikten yapılmış bir bıçak gördüğünüzde hemen oradan uzaklaşmanızı tavsiye ederim. Çünkü resmi olarak böyle isimlendirilmiş bir çelik yoktur, yumuşak bir çeliktir ve paslanmazdır, 17-4, 17-4 PH ve 455 paslanmaz çelik türündendir ve 316L yada titanyum 6AL4V (resmi olarak çelik bile değildir) benzeridir. Bu türün hiçbiri bıçak yapımına uygun da değildir. Medikal çelik denmesinin sebebi bir satış tekniğidir ve çin üretimi ucuz ve kalitesiz bıçakların üretiminde kullanılır, satın almanızı tavsiye etmeyiz zaten birkaç kullanımdan sonra kendiniz çöpe atarsınız.

420 Serisi. Oldukça aşınmaya müsaid bir çelik fakat paslanmaya karşı da oldukça dayanıklıdır. Su altı dalışlarında kullanılabilir fakat mutfak için uygun değilir. Karbon karışımının oldukça düşük olmasıdan dolayı (%0,3 - %0,5) mutfakta kolay körlenir. Birkaç TL lik bıçaklarda kullanılan çelik türüdür.

440A/440B. Yine oldukça ucuz bıçaklarda kullanılan bir çelik türüdür piyasada küçük marketlerde ucuza satılan bıçaklar bu çelikten yapılmaktadır. Cutco marka bıçaklarda oldukça çok kullanılmaktadır. Fakat bu çelik türüde gerçek bir mutfak bıçağı yapımı için uygun değildir.

440C. 20 yıl önce Avrupa'nın ünlü çelik türünden biri olan bu çelik artık bugünün çelikleri ile karşılaştırılamaz kadar düşük özelliklere sahiptir. Fakat bir çok bıçak üreticisi bu çeliği kullanmaktadır. Eğer gerçekten iyi bir sertleştirme işlemine tabi tutulursa mutfak bıçakları için uygun bir çelik durumuna gelmektedir. Fakat sertleştirme işleminde oldukça iyi ısıtma işlemine tabi tutulmalıdır yoksa mutfak bıçağı yapımı için uygun olmamaktadır. Genel olarak paslanmaya ve yıpranmaya karşı dayanıklı bir çeliktir.

12C27. İsveç Sandvik firması tarafından üretilen bir çelik türüdür. Geçmiş yıllarda oldukça popüler olarak bilinen bir çeliktir. Paslanmaya karşı oldukça dayanıklıdır ve jilet üretiminde de kullanılmıştır. Oldukça keskin bir şekilde bileylenebilir ve uzun süre keskin kalabilmektedir. Fakat bunun dışında günümüz çelikleri yanında çok özellikli bir çelik değildir.

19C27. Bu çelik türü 12C27 ile karşılaştırılabilir ve daha yüksek karbon karışımına sahiptir, dövme ve sertleştirme yöntemleri ile 60-62 HRC ye kadar yükseltilebilir. Kagemitsu bu çeliği 61-62 HRC ye kadar Suisin 60 HRC ye kadar sertleştirmektedir. Oldukça keskin bileylenme özelliğine sahiptir ve uzun süre keskin kalabilmektedir. Hem Avrupa hemde Japon bıçak üreticileri tarafından kullanılmaktadır.

13C26. Bu çelik türü 12C27 ile karşılaştırılabilir. Daha az oranda krom  fakat biraz daha fazla karbon karışımına sahiptir. Böhler-Uddeholm AEB-L çelik türü ile aynı özelliklerdedir.

1,4116. Bu çelik X50CrMoV15 çeliğinin DIN ismidir ve W-Nr ile de isimlendirilir.

154CM yada ATS-34. 154CM Amerikan çelik türüdür, fakat CPM154 çeliği ile karıştırılmamalıdır. ATS-34 aynı çeliğin Hitachi tarafından Japonya'da üretilmiş halidir. Bu çelik oldukça yüksek kalitededir ve paslanmaya karşı dayanıklıdır, pahalı bir çelik olduğu için seri üretim bıçak fabrikaları tarafından pek tercih edilmez. Fakat bazı bıçak fabrikalarından özel ve az miktarda üretilen bıçak serilerinde kullanılmaktadır. Zor bulunup alınan bir çelik türü olduğu için bu çelikten üretilen bıçakların fiyatları 300 euro ve üzeridir. Aşınmaya karşı oldukça dayanıklı bir çelik olmasına rağmen yüksek sertleştirme yapıldığında kırılgan bir özelliğe sahip olabilmektedir. Mutfak bıçağı üretimi için daha uygun fiyatta ve kalitede çelikler bulunduğu için çok fazla kullanılmamaktadır.

AEB-L. İsveç'in paslanmaz çelik türüdür, oldukça saf ve ince katmanlardan oluşur ve 13C26 Sandvik çeliği ile aynı özelliklere sahiptir, biraz daha az manganez (Mn) madeni ve %0,01 extra kükürt karışımına sahiptir. Eğer iyi bir ısıtma işlemine tabi tutulursa yıpranmaya karşı oldukça dayanıklıdır ve keskin bir şekilde bileylenebilir. Devin Thomas özel el yapımı bıçak üreticisi özellikle bu çelik türünü kullanmakta ve oldukça başarılı sonuçlar almaktadır. 61-62 HRC sertlik derecesine kadar sertleştirilebilmektedir.

Aogami. Mutfak bıçakları için oldukça uygun çelik türüdür, çok yüksek sertlik (60-65 HRC) ve yüksek derecede dayanıklılık özelliği sayesinde geleneksel Japon çelik türleri içinde en çok aranan çelik türüdür. Aogami çelik türü paslanmaya karşı oldukça hassastır bu yüzden her kullanımdan sonra mutlaka yıkanıp kurulanmalıdır. Bu bakım hergün tekrarlanmalıdır. Aogami çeliğinin üç çeşidi vardır.

Aogami super
Aogami #1
Aogami #2

Aogami super, Aogami #1 a göre fazla karbon, daha fazla volfram madeni ve krom madeni içermektedir. Ayrıca molibden ve vanadyum içermesi sayesinde inanılmaz bir sertlik ve dayanıklılık derecesine çıkabilmektedir bu özelliği ile ZDP-189 çelik türü ile birlikte mutfak bıçağı çelik türleri içinde en iyilerdir. Kurosaki ve Masakage Koishi serisi Aogami çeliği ile üretilen bıçaklara iyi birer örnektirler.

 
C (karbon)
Cr (krom)
W(volfram)
Mo
V
CO
 
Aogami Super
1.40 to 1.50
0.3 to 0.5
2.0 to 2.5
0.30 to 0.50
0.5
 
 %

 
AUS-8A. (57-59 HRC) bu çelik türü molibden/vanadyum çeliği olarakta bilinmektedir. Kaliteli Alman bıçak üreticileri tarafından kullanılmaktadır. Kaliteli bir çelik, paslanmaya karşı dayanıklı ve fiyatı uygundur. Diğer çelik türleri ile karşılaştırma yapabilmeniz için aşağıdaki tabloyu diğerleri ile karşılaştırabilirsiniz.

C (karbon)
Cr (krom)
W
Mo
V
 Co (kobalt)
 
AUS-8
0.70 to 0.80
13.0 to 14.50
 
0.10 to 0.30
0.10 to 0.26
 
%
 

Cowry-X. Yeni nesil metal toz bilimi ile üretilmiş çelik türüdür. yüksek karbon ve krom karışımına sahiptir %3 karbon ve %20 krom karışımı ile Cowry-X çeliği oldukça yüksek sertlik oranına (65-67 HRC) çıkabilmektedir. Son derece pahalı bir çelik türüdür. ZDP-189 ve MC-66 çelik türleri Cowry-X çeliğine çok benzemektedir. Karbon ve krom karışımları aynı miktardadır. Daido firması tarafından üretilen bu çeliğin tüm bileşenleri henüz açıklanmadığı için nasıl yapıldığı bilinmemektedir. Yüksek dayanıklılık ve oldukça keskin bileylenme özelliğine sahiptir. Bilenmesi en zor çelik türüdür fakat imkansız da değildir. Dünyaca ünlü bıçak üreticisi Hattori' nin KD serisi mutfak bıçaklarında bu çeliği kullanmaktadır.  
 

CPM 154. Yeni nesil metal toz bilimi ile üretilmiş bir çelik türüdür. 154CM serisinin yeni neslidir. Tabiki daha da iyileştirilmiş bir çeliktir. Bileşimi 154CM serisinin benzeri olmakla birlikte bu türe biraz Vanadyum eklenmiştir. Bu sayede yıpranmaya karşı güçlendirilmiş ve sertleştirme işlemi daha kolay hale gelmiştir. Bıçak üreticilerinin işleri biraz daha kolaylaştırılmıştır. Bu çelikten üretilen bıçakları kullananlar için bileylemesi biraz zordur fakat çok keskin ve uzun süre keskin kalabilen bir çeliktir. Birkaç özel bıçak üreten bıçak ustaları bu çelik türünü kullanmakta ve mutfak bıçağı üretmektedir. Phil Wilson bunlardan biridir. Sertleştirme işlemleri kullanılarak 61 HRC ye kadar sertleştirilebilmektedir.

CPM S90V (CPM420V).  Eski ismi 420V olan bu çelik türü yüksek alaşımlı toz çeliğinden elde edilmektedir. Oldukça yüksek yıpranmaya dayanıklı ve korozyona karşı oldukça dirençlidir. Yüksek derecede vanadyum içermesi sayesinde işlenmesi zor bir çelik türüdür. 61HRC ye kadar yükselebilen sertlik derecesine sahiptir. Çoğunlukla Phil Wilson bıçak üreticisi tarafından bu çelik türü kullanılmaktadır.

CPM S110V. Yine yüksek alaşımlı toz çeliğidir. Yüksek yıpranmaya dayanıklılık ve korozyona karşı dirençli çelik türüdür. Niobyum madeni eklenmesi bu çeliği eşsiz kılmaktadır. 61-63 HRC sertlik derecesine kadar işlenebilmektedir. %3,5 niobyum eklenmesi sayesinde olduça iyi yıpranmazlığa sahiptir (Niobyum karbürleri Vanadyum karbürlerinden daha serttir). Bu çelik türü fabrikadan çok düzgün boyutta çıkmadığı için bıçak üreticileri tarafından pek tercih edilmemektedir.

CROMOVA 18. Yoshikin tarafından Global marka bıçak üretiminde kullanılan çelik türüdür. CR krom manasında, Mo molibden ve VA vanadyum manasındadır. Bileşimi tam olarak bilinmemektedir fakat %18 lik krom karışımı olduğu anlaşılmaktadır. X50CrMoV15 çelik türü ile karşılaştırıldığında biraz daha iyi bir türdür. Yıpranmaya ve paslanmaya karşı dayanıklıdır. 58HRC ye sahip bir çeliktir. Japon çelik türlerine göre biraz daha yumuşak çeliktir. Fakat Alman bıçak üreticileri tarafından yoğun olarak kullanılmaktadır.

Gingami. #1 den #5 e kadar isimlendirilen çelik türüdür. GIN-1 yada G1 çeliği olarakta bilinmektedir. Paslanmaya karşı dayanıklıdır. VG-10 çeliği yerinede çokça kullanılmaktadır. Hitachi tarafından üretilen VG-10 çeliğinin bir benzeri durumundadır. Mutfak bıçaklarında genellikle GIN-3 çeşidi ve çakı ve benzeri kesici aletlerde GIN-2 yada G2 çeşidi kullanılmaktadır. Karbon karışımı biraz daha düşük çeliktir. ATS-34 türü çelikten biraz daha fazla krom ve daha az molibden karışımına sahiptir. Bu çelik türünde nikel, volfram ve vanadyum bulunmamaktadır. Kısaca kaliteli paslanmaz bir çelik türüdür.

  
Karbon
Krom
Manganez
Molibden
Fosfor
Silikon
Kükürt
GIN-1
0.90%
15.50%
0.60%
0.30%
0.02%
0.37%
0.03%

MC66. Henckels takma adı ilede bilinen Japon Hitachi ZDP-189 PM çeliğidir. MC Micro Carbide ve 66 ise Rockwell sertlik derecesini gösterir. Henckels bıçak firmasının Twin Cermax ve Miyabi 7000MC serisi bıçaklarında kullanılan çelik türüdür. Yine bu bıçaklar Japonya'da üretilmektedir. Alman yapımı yerine Japon yapımı ifadesi kullanılması daha uygundur.

R2. SG-2 çeliğinin diğer adıdır.

SRS-15. Yine Japon toz metal bilimi kullanılarak üretilmiş çelik türüdür. Mutfak bıçağı için mükemmel bir çeliktir. Oldukça yüksek karbon, Volfram (Tungsten) ve Vanadyum muhtevasıyla yüksek derecede yıpranmaya karşı dayanıklılığa sahiptir. 64-65HRC sertlik derecesine sorunsuz bir şekilde çıkabilir. Akifusa bu çelik türü ile bıçak üreten birkaç firmadan biridir.

SG-2. Japon toz metal bilimi kullanılarak üretilen çelik türüdür. Takefu çelik firması tarafından üretilmektedir. R2 ismi ilede bilinmektedir. Mutfak bıçağı üretimi için mükemmel bir çelik türüdür. Fallkniven bıçak firması bu çeliği SGPS çeliği ismi ile kullanmaktadır. SG2 Super Gold manasındadır fakat çeliğin içinde altın madeni yoktur. Kai Shun SG2 çelik türünü Elite serisinde kullanmaktadır. Mükemmel bir çelik türüdür fakat SRS-15 çeliğinden biraz daha düşük seviyededir. Fallkniven U2 serisi bıçakları bu çelik türü ile üretilmiştir, kısa çakı üretimi için pek uygun bir çelik olmadığı genel bir kanıdır. Pahalı bir çelik türüdür. Yüksek derecede sertliğe ulaşabilmektedir. Kai Shun Elite serisi resmi olarak 64HRC olarak tanıtılmıştır.

SLD-Magic. Hitachi Metal tarafından üretilen çelik türüdür. Yasuki Hagane YSS (Yasuki Speciality Steel) olarakta bilinir. SLD (SKD-11) çeliğinin bir üst modelidir. Kırılmaya karşı hassas bir çeliktir. Tadafusa marka bıçak üreticisinin S serisi bıçaklarında kullanılmaktadır. Aslında oldukça kaliteli bir çelik türü olmasına rağmen, zor bulunması ve çok pahalı olması sebebiyle çok kullanılmamaktadır.

SKD11. Japonların takım ve alet üretiminde kullandığı çelik türüdür. AISI D2, DC11 ve SLD çeliği ile aynı özelliklerdedir. Hitachi nin SLD serisi özel üretim çelik türünden biridir. Pas lekesi oluşumuna karşı dayanıklı fakat tamamen paslanmaz değildir. Çok keskin bileylenebilir fakat kırılmalara karşı hassastır. Bileyleme şekli diğer Japon çeliklerine göre biraz daha farklıdır. Daha dar bileyleme açısı kullanılmamalıdır. Genellikle 22 ila 24 derece erası bileyleme açısı kullanılmalıdır.Yoshikane marka bıçak üreticisi bu çeliği kullanarak bıçak üretimi yapmaktadır ve 64HRC ye kadar sertleştirilebilmektedir. Bu çelik hakkında ki genel intiba olumludur.

S30V. CPM S30V mutfak bıçağı için özel üretilen birkaç çelik türünden biridir (Shirogami ve Aogami diğer türler sayılabilir) Yapı olarak oldukça dayanıklı ve yıpranmaz bir CPM3V çeliğidir. Bu çeliğe extra olarak Cr (krom) eklenmiştir. Yüksek miktarda krom ve karbon eklendiği için oldukça dayanıklı fakat bir okadar da sertleştirilmesi zor bir çeliktir. 62 HRC ye kadar sertlik derecesine çıkabilmektedir. Yıpranmaya karşı 154CM çeliğinden daha iyi performans gösterir. 2000 yıllarının başlarında oldukça ünlenen bu çelik ısı işlemleri kolay olmadığı için birkaç üretici dışında kullanılmamaktadır. Fabrika çıkışı biraz yumuşak ve kolay kırılmaya sahip olduğu için sonradan bıçak üreticileri tarafından kullanılmamaya başlamıştır. Phil Wilson bu çeliği kullarak bıçak üreten birkaç üreticiden biridir.

VG-10. Son derece iyi ve pas lekesine karşı dayanıklı çelik türüdür. V Gold 10, VG-10 bazende V-Kin-10 (kin japonca altın demektir) olarakta bilinir. Yüksek kalitede paslanmaz çeliktir ve Japonya'da üretilmektedir. VG-10 ilk olarak Takefu Special Steel fabrikası tarafından üretilmiştir. Japon geleneksel mutfak bıçakları için geliştirilmiş bir çelik türüdür fakat birçok bıçak üreticiside bu çeliği kullanarak bıçak üretimi yapmaktadır. Spyderco, Al-Mar ve Fallkniven bunlardar bazılarıdır. Ünlü Çakı üreticisi firmalar ( Delica, Endura, Spyderco nun Police serisi, Fallkniven A1 ve K2 serisi) içinde bu çeliğin başka sürümleri üretilmiştir.  VG-10 genel olarak 60-62 HRC sertliğindedir. Sadece Fallkniven bıçakları 59HRC ye sahiptir.

 
VG-10 çeliği kendine has karbon alaşımına sahiptir. Ayrıca diğer madenlerden krom, vanadyum, molibden  ve kobalt madenleride bu çeliğe eklenmiştir. VG-10 çeliği özellikle super çelik olarak anılmaya başlanmıştır sebebi ise olduça sert ve uzun süre keskin kalması ve keskin kısmında kırılma olmamasıdır. VG-10 dan çok daha sert çelikler vardır fakat bunlar istenilen dayanıklılığa sahip değillerdir. VG-10 un sahip olduğu birçok extra maden bileşimi sayesinde çok sert olmasının yanında dayanıklılığı ile öne çıkmaktadır. VG-10 çeliği aslında 154CM çeliğine benzemektedir fakat ondan daha iyi keskinlik, dayanıklılık ve korozyona karşı dirençlik göstermektedir. Bu sayede senelerce kullanılabilecek bıçak üretilebilmektedir. Bütün bu özellikleri sayesinde VG-10 kendisini ıspatlamış bir çeliktir. Bunun yanında VG-10 en az bakım isteyen çelik türüdür yüksek sertlik derecesine sahip olmasına rağmen çok keskin ve çok kolay bileylenebilir (Chromova18 den daha iyi).

  
C (karbon)
Cr (krom)
W
Mo
V
 CO (kobalt)
 
VG-10
0.95 to 1.05
14.5 to 15.5
 
0.9 to 1.2
0.1 to 0.3
1.30 to 1.50
%

 X30CrMoNi1-5-1.  Cronidur 30 olarakta bilinen çelik türüdür. Paslanmaz çeliktir. Havacılık ve Uzay teknolojilerinde yoğun olarak kullanılır. Henckel bıçak üreticisi bazı özel üretim bıçaklarında bu çeliği kullanmaktadır. %0,40 oranında azot içermektedir, yüksek orandaki karbon içermesi sayesinde güçlü özelliklere sahiptir. Yıpranmamazlık ve sertlik derecesi yüksektir. Oldukça pahalı bir çelik türüdür.  Bohler-Uddeholm Vanax 35 çeliği ve Vanax 75 çeliği ile karşılaştırıldığında bu çelikler daha fazla azot miktarı içermesine rağmen X30CrMoNi çeliğinden daha ucuzlardır.

X45CrMoV15. Almanya'da üretilen çelik türüdür. X50CrMoV15 çelik türü ile aynı tiptedir. %0,45 karbon içermektedir. Çok özel bir çelik değildir,  Ucuz bir çeliktir ve birkaç batılı bıçak üreticisi tarafından kullanılmaktadır.

X50CrMoV15. Alman çelik türüdür. Yüksek derecede pas lekesine karşı dirençlidir. Alaşımı %0,5 karbon ve geriye kalan %15 lik kısım Cr (krom), Mo ve biraz Vanadyum içermektedir. Bu çelik türünde X karbon manasında kullanılmıştır. Normalde C harfi kullanılmadır ayrıca %0,5 lik karbon miktarıda yüksek bir miktar değildir. Bazı bıçak üreticileri bu çelik için farklı bilgiler de vermektedir. 440C çelik türü ile karşılaştırıldığında düşük miktarda karbon içermektedir. Bu sayede biraz daha dayanıklı ve korozyona karşı daha dirençlidir.  Fakat keskinlik olarak biraz düşük performanslıdır. Daha sık bileyleme gerektirmektedir.  Bu özelliği yüzünden mutfak bıçağı üretimi için çok da uygun değildir. Enteresan olan Wusthof, Victorinox ve benzeri yüksek kalitede ki bıçaklar bu çelikten üretilmektedir.

X55CrMoV15. Bu çelik türü 1,4116 çeliğinin başka bir çeşididir. Aşağı yukarıda aynı özelliklere sahiptirler. Sadece karbon miktarı biraz daha fazladır (%0,55). Messermeister bıçak üreticisi tarafından kullanılmaktadır.

ZDP-189. Hitachi tarafından üretilen yeni nesil ve modern Japon PM teknolojisine sahip çelik türüdür. İnanılmaz karbon ve krom miktarına sahiptir, ayrıca molibden, vanadyum, volfram, manganez ve silikon içermektedir. Oldukça yüksek serlik derecesine sahiptir, birkaç bıçak üreticisi 65-67 HRC ye kadar bu çeliği sertleştirmektedir. Çok pahalı bir çeliktir. Cowry-X ve MC-66 bu çelik türüne oldukça benzemektedir. Bu çelik türleri aynı miktarda karbon ve krom miktarına sahiptir. Henckel firmasının temsilcisi  MC66 çeliğinin ZDP-189 ile birebir aynı olduğunu bildirmiştir. ZDP-189 un alaşımı tam olarak bildirilmemiştir. Oldukça keskin bileylenebilen ve dayanıklı bir çelik türüdür. Bileylenmesi oldukça zordur. Aşırı derecede sert olması sebebiyle keskin ağızı kırılmalara karşı hassastır. Kagemitsu bıçak üreticisinin ZDP serisi bıçakları fiyat açısından en uygunlarıdır.

28 Haziran 2014 Cumartesi

Batı Avrupa'da İmsak ve Yatsı Vaktinin hesaplanması ile ilgili yaklaşımlar

   Bugün birkaç Alim arkadaşlarımdan aldığım bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum. Son bir kaç yıldır Ramazan Oruçları yaz aylarına yaklaşmaya başladı. Bunun bir kaç problemi de beraberinde getirdiğini biliyoruz. Özellikle kuzey batı Avrupa ülkelerinde yatsı namazı vakti ve oruç tutmaya başladığımız imsak vakti hesapları sürekli tartışma konusu oluyor. Birçok cemaat kendine ait hesaplamaları ile takvim hazırlıyor ve cemaatine bu vakitlere uymasını tavsiye ediyor. Takvimleri incelediğinizde yatsı vakitlerinin ve imsak vakitlerinin ya hiç yazılmadığını yada çok farklı saatler yazıldığını görüyorsunuz.

   Evet gerçekten de, yaşadığımız Hollanda ülkesinde 21 Mayıs tarihinden itibaren yatsı vakti ve İmsak vakti oluşmuyor. Bu 23 Temmuz'a a kadar yani 2 ay 2 gün kadar sürüyor. 23 Temmuz dan itibaren tekrar yatsı ve İmsak vakitleri hesaplanabiliyor. Aslında takvimler arasındaki farklılık da buradan kaynaklanıyor. Diyanet takvimlerine baktığınızda sabah güneş doğmadan 1,5 saat önce imsak belirleniyor. Fakat diğer bir cemaatin takviminde ise, 21 Mayıs en son imsak vakti hesaplanabilen gündeki vakit 2 ay boyunca sabitleniyor. Bu tabiki fıqh meselesi, isteyen istediği vakit takvimine uyabilir. Fakat benim kalbimden geçen ise, 23 Temmuza kadar bir takvime uymak fakat ondan sonra saatler hesaplanabildiği için gerçek vakitlere uymak olacaktır.

   Şimdiden Ramazan ayınızın makbul ve mubarek geçmesini temenni ederim.


1 Mayıs 2014 Perşembe

Windows XP işletim sistemine veda ederken

2001 senesinden beri yoğun bir şekilde kullanılan Windows XP işletim sisteminin piyasa ömrü geçtiğimiz günlerde bitti ve ister medyada ister insanlar arasında bir çok tartışmalarıda başlattı. Hollanda da devlet kurumlarında bile hala binlerce Windows XP işletim sisteminin kullanıldığını ve hükümetin bu işletim sistemi için Microsoft'a 3 milyon Euro para ödeyerek bir süre daha destek istediğini gazetelerden okuduk. Birkaç gün önce yine haberlerde Internet Explorer 6,7,8,9,10,11 sürümlerinde bir açık bulunduğu ve bu gezginciyi kesinlikle kullamamak gerektiğini haberler ve gazeteler yazdılar.

Fakat durum bukadar ciddi mi? Yani ister Internet Explorer ister Windows XP işletim sistemini kullanmak bu kadar tehlikeli mi?

Genel manada cevap vermek gerekirse evet riskli!
Fakat özel manada cevap vermek gerekirse acele etmeye yada panik yapmaya gerek yok!

Türkiye'de kullanılan bilgisayarların %20 sinde Windows XP olduğu tahmin ediliyor. Çok yüksek bir rakam olmasada (uzak doğuda bu rakam %40 ın üzerinde) yinede var olması binlerce bilgisayarın tehdit altında olduğunu gösteriyor.

Neden riskli? derseniz.

İster Windows XP ister Windows 8.1 yada diğerleri, her işletim sisteminde mutlaka zayıf bir nokta bulunuyor, hackerlar bu zayıp noktalardan saldırı yapabilmesi için öncelikle sizin bilgisayarınızı kurban olarak seçmeli. Peki bu nasıl oluyor? Internetin çıktığı ilk yıllarda bu genellikle size gönderilen bir resim yada mp3 müzik dosyasını çalıştırdığınızda bilgisayarınıza gizli bir yazılım yükleniyor ve bu yazılım bilgisayarınızın içinde sizden habersiz istenilen verileri gönderiyordu. En basit yöntem ile içeri aldığınız yabancı birisi içeriden dışarıya bilgi sızdırıyor. Dolayısıyla bilgisayarınızda bulunan gizli bir program olmadan hackerlar olsun NSA olsun sizden herhangi bir bilgi alamıyor.

Son yıllarda phishing adı verilen bir yöntem ile insanlar belli bir websitesini ziyaret etmeye zorlanıyor. Bu websitene girildiğinde websitesi sizin web gezgincinizi kullanarak bir code çalıştırıyor ve gezgincinizde ki açık sayesinde sessizce bilgisayarınıza program yüklüyor. Şu sıralar sıklıkla kredi kartınız ile alakalı, internet bankacılığı ile alakalı yada yurtdışından gelen bir paketinizin olduğu girip detaylara bakmanızın istendiği yada birkaç aydır elektrik faturanızı ödemediğinizi ekteki faturaları inceleyip firmayı aramanızı isteyen mailler alabilirsiniz. İşte bu yöntemler kullanılarak kullanıcılar tuzağa düşürülmeye çalışıyor.

Eğer günlük okuduğunuz gazeteler olsun, sosyal medya siteleri olsun yada online alışveriş siteleri olsun gerçekten güvendiğiniz firmaların siteleriyse zaten çok fazla sorun olmayacaktır. Fakat ister internette ister gerçek hayatta ki en tehlikeli yerler olan 18 yaş üzeri mekanlara girip çıkıyorsanız, zaten oldukça büyük risk altındasınız demektir. Bu tip websiteler en çok saldırıya maruz kalacağınız yerlerdir.

Peki kendimizi nasıl korumamız gerekiyor?
Benim en büyük tavsiyem bütün işletim sistemlerinde öncelikle OpenDNS servisini mutlaka kullanmanız. Bilgisayar yada routerınızın DNS ip adresini 208.67.222.222 ve 208.67.220.220 olarak girerseniz oldukça güvenilir bir internete sahip olursunuz. Bu DNS servisi phishing sitelerini yada bilgisayarınıza saldırı gelebilecek bütün server, websitesi yada servisleri bloke ederek sizin bu tip sitelere girmenizi engelliyor. Aynı şekilde bu servise ev kullanıcısı olarak ücretsiz üye olursanız 18+ sitelere kadar birçok tehlikeli siteyi bloke edebilirsiniz. İkinci bir tavsiyem ise host file ayarlarınızı değiştirmenizdir. Bununla alakalı daha önce yazdığım makaleme başvuru yapabilirsiniz. Host file ile ayrıca reklamlarıda bloke ettiğiniz için özellikle youtube daki reklamlardan kurtulabilirsiniz.

Bu tavsiyelerim tamamen ücretsiz yapılabilen ayarlardır. Ayrıca herhangi bir program yüklemenize bile gerek yok. Bu servisleri kullanarak yıllardır internet sitelerinden herhangi bir saldırıya maruz kalmadım.

Tekrar iyi seyirler dileğiyle.


10 Nisan 2014 Perşembe

Kablosuz Network kullanımı ile birlikte gelen bazı tehlikeler!

Kablosuz internet kullanımı oldukça yaygınlaşmaya başladı. Artık gittiğimiz bir pastane yada bir sohbet söyleşi mekanlarında hemen ücretsiz Wifi kullanmak istiyoruz ve o işletme yada kuruluşun networküne giriş yapıyoruz. Tabiki bu ücretsiz internet kullanımı beraberinde iki taraf içinde bazı riskleri beraberinde getiriyor.

Eğer işletme sahibi iseniz;

İşletmenizin internet bağlantısını müşterilerinize açıyorsanız bilmeniz gereken önemli birkaç şey var.

İnternet bağlantınızın bulunduğu networkünüzde firmanızda kullandığınız Network data saklama (NAS) ünitesi, printer, IP telefon santral bağlantısı, server, personelinizin kullandığı bilgisayarlar varsa unutmayınız ki Wifi şifrenizi vermek ile;

1) Bilgisayar ve cihazlarınızın network üzerindeki ileşitimleri dinlenip şifrelerinize kadar bütün bilgileriniz çalınabilir,
2) Network üzerinde paylaşıma açılmış bulunan dosyalarınız kopyalanabilir,
3) Networkünüz üzerinden cyber saldırılar yapılabilir ve ip adresi size ait olduğu için siz zan altında kalabilirsiniz,
4) Siz işletmenizi kapattıktan sonra dükkânınızın önüne geri dönülüp sabaha kadar networkünüz savunmasız bir şekilde kullanılabilir.

Eğer o işletmeye gelen müşteri iseniz;

1) Mail gelip gelmediğine baktığınızda yada sosyal media kullandığınızda kullanıcı adınız ve şifreleriniz çalınabilir;
2) Bilgisayarınızda paylaşıma açtığınız dosyalar başkaları tarafından görülebilir.
3) Bilgisayar yada cep telefonunuzun MAC adresi kopyalanabilir. (Mac adresi her network cihazı için eşsiz bir numaradır, cep telefonlarında ki IMEI numarası gibi.)
4) Bilgisayar yada cihazınızı kullandığınız sürece girdiğiniz websitelerine kadar her türlü aktiviteniz kayıt altına alınabilir.

Bu sebeple gerekmediği sürece bu tip işlemlerden uzak durmakta fayda olacaktır.

Çözümler :

Eğer işletme sahibi iseniz;

Yeni nesil router ve/veya router-modemlerde bulunan guest (misafir network) özelliği kullanılarak, ana networkünüz ile müşteri yada misafirlere kullandırılacak networkü birbirinden ayrımak gereklidir. Bu işlem sırasında guest network de bağlantı süreleri kısıtlanmalı ve işletme kapandıktan sonraki saatlerde internet bağlantısı bloke edilmelidir. Bu işlemler ikinci bir router ile de yapılabilir. fakat routerın yeni nesil ve kaliteli olmasına özen gösterilmelidir.

En profesyonel çözüm aslında  Hotspot server denilen sistem kullanılmalı ve her müşteriye kullanıcı adı ve şifre verilerek ve süresi kısıtlanmış kullanıcılar hazırlanarak internet paylaşımı yapılmalıdır.


Eğer o işletmeye gelen müşteri iseniz;

Bilgisayarınız ile bu tür bir network e bağlandığınızda Windows Vista ile başlayan network profilini mutlaka Public Network (Kamuya açık şebeke) yani savunmasız ve korumasız network olarak seçmeniz gerekir. Bununla windows firewall ve network ayarlarınız en sıkı koruma ayarlarına geçip bilgisayarınızı koruma altına alacaktır. Fakat POP3 tarzı mail kullanıyor ve network paketleri kriptolanmadan gönderiliyorsa kolay bir şekilde mail adresiniz ve şifreleriniz başkaları tarafından çalınabilecektir.


İyi seyirler dileğiyle.....


21 Şubat 2014 Cuma

Data recovery, veri kurtarma işlemi hakkında bilmemiz gerekenler.

Veri kurtarma işlemi hemen hemen her bilgisayar uzmanindan istenen bir işlemdir, fakat data kurtarma işlemine muhtaç olan insanlarımızın bilmesi gereken bazı hususları burada aktarmak bence oldukça gerekli. Çünkü bilgisayar uzmanlarından imkansızı beklemek doğru değil, her bilgisayar uzmanının elinde yeterli miktarda yazılım yada donanım olmaya bilir yada hergün yenilenen teknolojileri kullanma imkanı olmayabilir.

Öncelikle bir bilgisayarda silme işlemi nasıl çalışıyor onu anlamakta fayda var. Windows işletim sisteminde bir dosyayı sildiğimizde öncelikle çöp kutusuna atılıyor ve siz çöp kutusunu boşalttığınızda dosya tam olarak silinmiş oluyor. Eğer bilgisayarınızın diskini boş bir kağıt olarak düşünürseniz, bilgisayarınız sürekli olarak rastgele kağıdın üzerinde boş bulduğu yerlere kayıt yapmakta,  tabiki kağıdımızın her noktası çeşitli kayıt yani dosyalar  ile dolmaktadır, işte biz bir dosyayı silmek istediğimizde bilgisayar o dosyanın üzerine bir çizgi çizip silinmiştir şeklide bir kayıt yapıyor ÖRNEK. İşte bu noktada silinen bir dosyamızı veri kurtarma programları ile kolay bir şekilde kurtarabiliyoruz. Şimdi şöyle bir ikinci olasılık düşünelim, bir çizgi çizdiğimiz dosyamızın üzerine birkaç çizgi daha çizip karalama yaptığımızı düşünelim, işte o zaman dosyamızı veri kurtarma programı ile okumada biraz daha zorlanmış oluyoruz. Bu karalama işlemini 7 yada 10 kez yaptığınızda artık kağıdın üzerinde ki birçok kez karalanmış yazı yada kelime gibi okuma ihtimalimiz biraz daha zayıflamaktadır. Aynen öylede silinmiş dosyanın bulunduğu sektöre bir dosya daha yazıldığında üzeri karalanmış oluyor. Hele hele birkaç gün yoğun bir şekilde bilgisayarınızı kullanmanız silinen dosyalarınızın bulunduğu sektörleri iyice karalıyor ve dosya yı kurtarma imkanınız iyice zayıflıyor.

Şimdi, gazetelerde ve haberlerde okuyup dinlediğimiz haberlerde sıklıkla geçen bilgisayarlarda ki dataların hepsi kurtarıldı ve mahkemede delil olarak kullanılacaktır denilen yada dosyalar özel bir program ile silindiği için kurtarılamadı denilen dosya silme olaylarının temelinde de bu teknik yatıyor.

Soru 1: Bilgisayarımda ki dosyaları yanlışlıkla sildim kurtarılabilir mi?
Cevap: Evet, vakit kaybetmeden bilgisarı kapatıp, hiç kullanmayıp, derhal bir bilgisayarcıya götürüp verilerinizi kurtarabilirsiniz.

Soru 2: Hangi tür dosyalar kurtarılabilir?
Cevap: Her çeşit dosya kurtarılabilir. Fakat dosyalarınız nekadar küçük ise kurtarmak okadar kolaydır. Dosyalarınız büyüdükçe kurtarma şansınız biraz düşebilir. Dosyanın türüne göre dosyanın yapısı bozulabilir. Word, Excel, yada resimler kolaylıkla ve sorunsuz kurtarılabilir. Önemli olan 1. soruda da söylediğimiz gibi normal bir silme işlemi ile silinmiş dosyalar olmalıdır.

Soru 3: USB stick yani taşınabilir bellekler içinde durum aynımıdır?
Cevap: Evet aynıdır.

Soru 4: Windows'um bozuldu fabrikasyon üzerinde gelen fabrika imajını çalıştırıp komple yeni bir windows kurdum, dosyalarımı kurtarabilirmiyim?
Cevap: Şansınız çok düşük, çünkü fabrika imajları sisteme geri kopyalanırken partition denilen sabit disk bölümleme işlemi yeniden yapılmaktadır ve bu ise eski dosyaların üzerini yoğun silme işlemine benzer bir şekilde silmeye benzer, dolayısıyla ihtimal çok zayıftır. Çeşitli programlarla denemeler yaptık fakat başarı elde edemedik.

Soru 4: Bilgisayarımı hızlı formatlama yaptım ve sabit diskimi sildim, fakat henüz windows kurulumu yapmadım, dosyalarımı kurtarabilirmiyim?
Cevap: Bir çoğunu kurtarabilirsiniz. Diski kullanmadan hemen bilgisayardan çıkartıp başka bir bilgisayara harici disk olarak takıp veri kurtarma programları kullanarak verilerinizi kurtarın.

Soru 5: Bilgisayarımı normal formatlama yaptım ve sabit diskimi sildim, fakat henüz windows kurulumu yapmadım, dosyalarımı kurtarabilirmiyim?
Cevap: Kurtarma imkanınız var, fakat birkaç program ile derin arama özelliğini kullanarak tarama yapın.

Soru 6: Bilgisayarımı açtım ve operating system not found! işletim sistemi bulunamadı! hatası ile karşılaştım yaptığım kontrolde sabit diskimin üzerinde partition yani bölümlemenin bile silindiğini tespit ettim, diskin içi tamamen silinmiş halde, dosyalarımı kurtarabilirmiyim?
Cevap: Partition bulma ve tamir etme programları ile kurtarma işlemi yaparak windows dahil herşeyinizi kurtarabilirsiniz. Fakat diskinizde fiziksel bir problem oluşmuşsa ihtimal azalmakta.

Soru 7: Sabit diskim bozuldu ve çalışmıyor. İçinde ki dosyalarımı kurtarabilirmiyim? Diskinizde temelde iki bölümde arıza olabiliyor, birincisi diskin altındaki elektronik parçaların bulunduğu devre kısmı yada içinde ki motor, okuma yazma kafası ve diğer parçalar, eğer diskinizin firmware ine kadar birebir aynı diskten bulup devre kartını değiştirebilirseniz diskiniz çalışacaktır ve derhal dosyalarınızı kurtarıp diskinizi değiştirmelisiniz. Eğer diskinizin içinde bir problem ise, teknik bir firmaya yaptırmanız gerekecektir, çünkü okuma yazma kafası motor veya diğer parçaların temini oldukça zor ve diskinizin dikkatli bir şekilde açılıp parçaların değiştirilmesi gerekir.

Soru 8: Bilgisayarımda ki bazı dosyaları kurtarılamayacak şekilde silmek istiyorum hangi programı kullanabilirim?
Cevap: Şuanda birçok farklı programlar bulunabilmektedir. Internette biraz araştırıp rahatlıkla bulabilirsiniz.

Soru 9: Bilgisayarımızda oldukça kritik dosyalar ile çalışıp işimiz bitince siliyoruz, bu silme işlemine ilave olarak başka ne yapabiliriz?
Cevap: Ccleaner tarzı bir program ile diskinizin boş yerlerini komplike olarak silebilirsiniz. Bu yöntem ile daha önce sildiğiniz dosyalarınızın bulunduğu sektörler tamamen silinir ve birdaha kurtarma işlemi yapılamayabilir. Programın içinde ki Drive Wiper kısmına bakarsanız komplike silme işlemini görebilirsiniz. Tavsiyemiz dosyalarınızın değerine göre en az 7 defa karalama yöntemini yada daha fazlasını kullanmanızdır.





2 Şubat 2014 Pazar

Space Expo'da Andre Kuipers ile tanışmam.

Evet, başlığı yanlış okumadınız, Geçenlerde Space Expo uzay teknolojileri müzesini gezerken, Avrupalı Astronot Andre Kuipers, ile tanışma fırsatını buldum, Bir anda gelişen olay karşısında hem sevindim hem heyecanlandım. Herzaman için hayalim Florida'daki Cape Canaveral Uzay üssünü görmek ve bir Astronot ile tanışmaktı, Amerika'da olmasa bile Hollanda da böyle bir şansı yakaladım. Andre Kuipers, Hollanda'nın yetiştirdiği bir Astronot, ve Avrupa kıtasında uzayda en uzun kalan isim. İsterseniz Kuipers'ı biraz daha yakından tanıyalım.

Andre Kuipers 1958 yılında Amsterdam'da doğdu, Hollandanın üçüncü uzaya giden Astronot'u. 1987 yılında Amsterdam Üniversitesi hekimlik diplomasını aldı. Vücut dengesi üzerinde çalışmalarda bulundu. Daha sonra Hollanda Hava Kuvvetlerinde uzay hastalıkları ve denge hissi üzerine geniş bir araştırma üzerinde çalıştı. 1991 yılından itibaren Avrupa Uzay Organı ESA da fizyolojik deneyimler üzerine çalışmalar yapmaya başladı. Daha sonra bu çalışmalarda geliştirilen teknikler Spacelab ve Mir uzay istasyonunda kullanıldı.

1998 yılında Astronot olarak seçildi. İlk uzay yolculuğunu Aralık 2002 yılında Soyuz TMA-4 ile Uluslararası Uzay İstasyonu "ISS'a" yaptı. Bir hafta ISS'de çeşitli Uzay bilimleri üzerine çalışmalar yaptı.

İkinci uzay yolculuğunu Aralık 2011 de yine Soyuz TMA-03M ile yaptı. 5 ay süren bu yolculukta ISS Expedition 30 ve 31 görevlerinde bulundu. Temmuz 2012 de Kazakistan'a iniş yaptı.

Daha sonraki günlerde Hollanda Kraliyet Ailesi tarafından çeşitli ödül ve ünvanlar ile onurlandırıldı.